KAVUŞAN HÖYÜK KAZILARI

 

Genel Bilgi

 

Kavuşan Höyük kazıları, T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izniyle, Diyarbakır Müze Müdürlüğü'nün başkanlığı altında, Ege Üniversitesi’nden Doç.Dr. Gülriz Kozbe ile Marmara Üniversitesi’nden Doç.Dr. Kemalettin Köroğlu’nun katılımlarıyla 2001 yılında başlatılmıştır. ODTÜ-TAÇDAM (Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi)’a ait “Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik ve Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi” kapsamında yürütülen kazılara ağırlıklı olarak Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri katılmaktadır.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Yenice köyü İnardı mezrası sınırları içinde, Şeyhan Çayı’nın Dicle Nehri ile birleştiği noktanın hemen doğusunda yer almaktadır. Höyüğün boyutları, doğu-batı yönünde 175 m, kuzey-güney doğrultusunda 75 m, yüksekliği ise üzerinde yükseldiği çakıl ve alüvyon dolgu ile birlikte kuzeyde 8 m iken alüvyonların doldurduğu güney kesimde 2 m kadardır. 1.3 hektarlık yerleşim alanına sahip  olan höyük, deniz seviyesinden 538 m yüksekliktedir.    

Höyük, yeni teknolojik olanaklarla bölgede hızla gelişen tarımsal faaliyetlerden oldukça zarar görmektedir. Nitekim hem höyük üzerinde hem de yakın çevresinde yoğun olarak pamuk ve sebze tarımı yapılmaktadır.

Kazı Çalışmaları

Höyükteki kazı çalışmalarımız, 2001’de açılan F 14, F 15, E 14 ve G 14 açmaları ile 2002 yılında başlattığımız F 13 ve H 12 açmaları olmak üzere toplam 6 alanda yürütülmüştür. Kazı ödeneğinin olmaması nedeniyle 2003 yılında çalışılmayan höyükte, iki yıl içinde elde edilen verilere göre şimdilik, Orta Çağ,Geç Demir Çağ (?), Yeni Assur Dönemi, Mitanni-Orta Assur-Erken Demir Çağ ile M.Ö. III. binyıl sonu-erken II. binyıla ilişkin tabakalar bulunmaktadır. Höyüğün olasılıkla en erken yerleşimi olan Geç Kalkolitik Dönem’e ait bazı buluntular ise çok sınırlı bir alanda ele geçmiştir.

Kavuşan Höyük’te derin tabakalara ulaşabildiğimiz iki açmada, bölgedeki vadi tabanına yakın yerleşmelerin gelişmelerini etkilemiş olan Dicle'nin akış rejimi ve taşkınlarıyla ilişkili izler de belgelenmiştir. Eğer çakıl, kum ve kil kuşağı şeklinde ortaya çıkartılan izler gerçekten yerleşim alanını etkileyen bir sel ya da taşkınla ilgiliyse söz konusu olay, açmalardan elde edilen verilere dayanarak M.Ö. III. binyıl sonu veya II. binyılın başında bir tarihte gerçekleşmiş olmalıdır.

 

Höyükteki Tabakalaşma

 

Orta Çağ

Höyükteki bütün açmalarda, yüzey toprağının hemen altında yaygın bir şekilde saptanan Orta Çağ yapı katı, erken ve geç olmak üzere iki evrelidir. Geç evre, sadece mezarlardan oluşmaktadır. Bu mezarlar, daha önce Orta Çağ olarak düşündüğümüz mezarlığın İslami Dönemi de kapsayacak şekilde birkaç evreli olduğunu ve daha uzun bir sürece yayıldığını göstermektedirler.

Orta Çağ’ın erken evresi, dere taşları ve sıkıştırılmış çamurla yapılmış duvarlar ile yine aynı karakterde olan taş bir döşeme şeklinde karşımıza çıkar. Ayrıca taş döşeme üzerine yanlardan desteklenerek yerleştirilmiş tandırlar ve döşemenin olmadığı yerlerde çok sayıda çukur bulunmaktadır.

 

Geç Demir Çağ (?)

Ağırlıklı olarak üçgenlerin kullanıldığı karakteristik bezemesinden dolayı “Triangle Ware” olarak adlandırılan mal grubuna ait keramik parçaları, Geç Demir Çağ yapı katının tarihlendirilmesi açısından oldukça önemlidirler. Kavuşan Höyük’te söz konusu örneklerin bulunduğu tabaka, Yeni Assur Dönemi’yle ilişkili çanak çömlekleri veren tabakanın üzerinde yer almaktadır. Bu durum, “Triangle Ware” türü bezemeli keramiklerin, Doğu Anadolu ve Kuzeybatı İran çevresinde olduğu gibi Ilısu Baraj Bölgesi’nde de Yeni Assur Dönemi sonrası görülen yeni bir kültürün habercisi olduklarını gösterebilir.

Yeni Assur
Gerek Kavuşan Höyük üzerinde yaptığımız yüzey taramasında, gerekse kazı çalışmalarında çok sayıda Yeni Assur türü çanak çömlek ele geçmiş olmasına karşılık, tahribat nedeniyle sağlam bir mimari henüz saptanamamıştır. Söz konusu tabanın üzerinde bir dibek taşı, üç gözlü kerpiç bir sandık ve bir kül çukuru bulunmaktadır. Sandığın içinde in situ durumda, kil yapımı 13 adet ağırşak bir arada bulunmuştur. Bu yapı katına ait taban üzerinden gelen çanak çömlekler arasında, benzerleri Orta Assur Dönemi’nde ortaya çıkan ancak bölgede daha çok Yeni Assur Dönemi’nde kullanım gören formlar bulunmaktadır. Tüm ipuçları, burasının Yeni Assur Dönemi’ne tarihlendirilen bir “faaliyet alanı” (activity area) olabileceğini göstermektedir.
 
 
Mitanni - Orta Assur - Erken Demir Çağ
Kavuşan Höyük’te M.Ö. II. binyılın ikinci yarısında yerleşim olduğunu gösteren çanak çömlek türleri ele geçmiştir. Bu bağlamda, güneyden gelen kültürlerin temsilcileri olarak Erken Nuzi, Mitanni ve Orta Assur keramikleri ile kuzeyden, bir başka deyişle, Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelen ve M.Ö. 12. yüzyıl başı itibarıyla ortaya çıkarak Doğu Anadolu için tipik kabul edilen Erken Demir Çağ yivli keramikleri, söz konusu dönemin başlıca mal gruplarıdır.

Birçok Mitanni-Orta Assur yerleşim merkezinde olduğu gibi Kavuşan Höyük’te de, Geç Tunç Çağ keramik geleneklerini mimari evrelerle bağlantılı olarak alt gruplara ayırmak zordur. Nitekim, Kavuşan Höyük’te olasılıkla Geç Tunç Çağ’a ait birden fazla yapı katı olmalıdır.

Orta Assur Dönemi’ne ait olabilecek tek mimari kalıntı, 2001 yılında E 14 Açması’nda, sağlam durumda belirlediğimiz çamur bir duvardır. Bu çamur duvar, M.Ö. III. binyıl ikinci yarısı itibarıyla Kuzey Suriye’de görmeye başladığımız “dark rimmed orange bowls” adıyla bilinen, ağız kenarı koyu renk bant bezemeli ve portakal renkli çanaklarla ilişkili olan, taş temelli kerpiç bir duvar tahrip edilerek yapılmıştır.

 
M.Ö. III. Binyıl Sonu - M.Ö.Erken II. Binyıl
Ağız kenarı koyu renk bant bezemeli portakal renkli çanaklar, Mitanni ve Orta Assurluların bölgeye gelişlerinden öncesine ait dönemle ilişkili olduğu düşünülen ve Yukarı Dicle Havzası’nda M.Ö.II.binyılın ilk yarısı için belirleyici bir mal grubu olan kızıl-kahve boya astarlı mallar (Red-brown Wash Ware) ile Habur türü çanak çömleklerden oluşan keramik repertuarı, Kavuşan Höyük’te M.Ö. III. binyıl sonu/erken II. binyılda başlayıp II.binyılın ilk yarısında devam eden sürecin izlerini göstermektedirler. Sözü edilen mal grupları, Kavuşan Höyük’teki bu tabakanın, bölge genelinde de olduğu gibi Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya’daki gelişmelerin etkisinde kaldığını ve güneyle yoğun ilişkiler içerisinde olduğunu işaret etmektedirler.  

 

Sonuçlar

H 12 (Sondaj) Açması’daki sonuçlar, günümüzde alüvyonlarla dolmuş olan höyüğün güney eteklerindeki yerleşim silsilesinin kuzey kesime göre daha derine indiğini işaret etmektedir. İlk gözlemlerimize göre, höyüğün kuzeyinde prehistorik yerleşmeler, güneyinde ise M.Ö. II. binyıl ve sonrasına ait kalıntılar yoğunluk kazanmaktadır. Prehistorik yerleşmenin yayıldığı kuzey kesimin, Dicle tarafından tahrip edildiğini gösteren bulgular söz konusudur. Höyükteki yerleşim dokusu, büyük bir olasılıkla M.Ö.II.binyılın başlarında, Dicle'nin neden olduğu bir tahribata uğramış ve höyüğün üzeri çakıl, kum ve kilden oluşan bir kuşakla örtülmüş olmalıdır.

F 14 Açması’nda, Mitanni ve Orta Assur çanak çömleği ile Doğu Anadolu Bölgesi’nden gayet iyi bilinen Erken Demir Çağ yivli keramiği bir arada görülür. Yivli malların daha çok çukurlardan ve karışık topraktan ele geçmiş oluşu bu iki kültürün ilişkisini ve ortaya çıkan değişimin Kavuşan’daki oluşumunu stratigrafik olarak saptamayı zorlaştırmaktadır. Güneyden gelen Mezopotamya etkili çanak çömleklerin yanında, el yapımı, kaba mallardan oluşan kuzey kökenli bir kültürün de höyükte temsil edildiğinin belirlenmesi, 2002 yılının önemli sonuçlarından biri olmuştur.

G 14 Açması’nda ise Yeni Assur Dönemi ile Orta Çağ’a tarihlenen yapı katları arasında saptadığımız Triangle Ware türü boya bezemeli çanak çömlekler, bu yapı katı için Geç Demir Çağı tarihini düşünmemize olanak sağlar. Nitekim söz konusu bulgular, Diyarbakır Bölgesi’nde çok iyi tanınmayan Geç Demir Çağ için yeni bilgiler sağlayabilir.

Tarihçe -Akademik Kadro-Projeler-Laboratuarlar-Akademik Takvim-Duyurular-Linkler